Mirasın Reddi Nasıl Yapılır? Süre ve Sonuçları

6 dakika okuma Son güncelleme: 9 Ekim 2026

Kısaca

Mirasın reddi, mirasçının miras bırakanın malvarlığı ve borçlarını kabul etmemesidir. Yasal veya atanmış mirasçı, miras bırakanın ölümünü ve mirasçı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren kural olarak üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine sözlü ya da yazılı beyanda bulunmalıdır (TMK md. 605, 606, 609). Süre geçirilirse ret hakkı kaybedilebilir (TMK md. 610).

Mirasın reddi nedir?

Mirasın reddi, mirasçının kendisine geçen mirası kabul etmemesi anlamına gelir. Miras, miras bırakanın ölümüyle birlikte yasal veya atanmış mirasçılara geçer; mirasçılar terekeye, yani miras bırakanın malvarlığına ve borçlarına bir bütün olarak sahip olur (TMK md. 599). Ret hakkı, bu mirasçılıktan doğan sonucu ortadan kaldırmak için kullanılır (TMK md. 605).

Mirasın içinde taşınmaz, banka hesabı veya başka bir malvarlığı bulunması, borçların bulunmadığı anlamına gelmez. Vergi borçları, kredi borçları, icra takipleri veya üçüncü kişilere olan diğer borçlar da terekenin pasif kısmında yer alabilir. Borçların malvarlığından fazla olduğu düşünülüyorsa, mirasın kabul edilip edilmediği ve ret süresi dikkatle incelenmelidir.

Kimler mirası reddedebilir?

Yasal mirasçılar ile vasiyetname veya başka bir ölüme bağlı tasarrufla mirasçı olarak belirlenen kişiler mirası reddedebilir (TMK md. 605). Mirasçının yalnızca borçları ya da yalnızca malvarlığını seçerek reddetmesi mümkün değildir. Ret, kural olarak mirasın tamamına yönelir ve kayıtsız şartsız yapılır (TMK md. 609).

Miras bırakanın ölüm tarihinde borçlarının açıkça malvarlığından fazla olması hâlinde miras reddedilmiş sayılabilir. Buna hükmen ret denir (TMK md. 605). Ancak bu durumun somut olayda gerçekten mevcut olup olmadığı; malvarlığı, borçlar, icra dosyaları ve diğer belgeler birlikte değerlendirilerek belirlenir. Bu nedenle yalnızca aile içinde bilinen borçlara dayanarak işlem yapmak riskli olabilir.

Üç aylık süre ne zaman başlar?

Yasal mirasçı bakımından başlangıç tarihi, kural olarak miras bırakanın ölümünün ve kişinin mirasçı olduğunun öğrenildiği tarihtir. Vasiyetnameyle veya başka bir ölüme bağlı tasarrufla mirasçı atanan kişi bakımından süre, bu tasarrufun kendisine bildirildiği ya da öğrenildiği tarihle bağlantılıdır (TMK md. 606). Her olayda ölüm tarihi, akrabalık ilişkisi, vasiyetnamenin bildirimi ve öğrenme tarihi ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Mirasçı, süresi içinde ret beyanında bulunmaz ve mirasçı gibi davranırsa ret hakkını kaybedebilir (TMK md. 610). Tereke mallarını satmak, miras bırakanın alacaklarını kendi adına tahsil etmek veya mirası sahiplenme anlamına gelebilecek işlemler bu açıdan sorun yaratabilir. Her işlemin hukuki etkisi olayın özelliklerine göre değişebileceğinden, karar vermeden önce belgelerin incelenmesi gerekir.

Mirasın reddi başvurusu nereye ve nasıl yapılır?

Mirasın reddi, miras bırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine yapılır. Mirasçı, ret beyanını sözlü veya yazılı olarak sunabilir. Beyanın kayıtsız ve şartsız olması gerekir; mahkeme bu beyanı özel bir kütüğe kaydeder (TMK md. 609).

Başvuruda miras bırakanın kimlik bilgileri, ölüm tarihi, başvuranın mirasçılık sıfatı ve mirası reddettiğine ilişkin açık irade yer almalıdır. Uygulamada ölüm belgesi, kimlik bilgileri ve mirasçılığı gösteren belgeler istenebilir. Başvuru öncesinde mahkemenin güncel belge ve başvuru uygulamasını kontrol etmek yararlı olur.

Miras reddedilince borçlardan sorumluluk ne olur?

Geçerli bir ret beyanının temel sonucu, kişinin mirasçı sıfatıyla terekeye sahip olmamasıdır. Böylece miras bırakanın borçlarından mirasçı sıfatıyla sorumlu olma sonucu doğmaz. Ancak ret işleminin süresinde ve usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, ayrıca kişinin daha önce mirası kabul eden davranışlarda bulunup bulunmadığı önem taşır (TMK md. 599, 609, 610).

Mirası reddeden mirasçı, miras bırakanın ölümünden önce ölmüş gibi değerlendirilir. Bu nedenle ret, her zaman yalnızca başvuran kişinin miras payını ortadan kaldırmaz; altsoy bakımından da sonuç doğurabilir (TMK md. 611). Özellikle çocukları veya torunları bulunan kişilerin başvuru öncesinde bu sonucu ayrıca değerlendirmesi gerekir.

Bir mirasçı reddederse diğer mirasçılar ne olur?

Bir mirasçının mirası reddetmesi, diğer mirasçıların da otomatik olarak mirası reddettiği anlamına gelmez. Her mirasçının kendi ret hakkı ve kendi süresi vardır. Bir kişinin ret beyanı, kendi mirasçılık konumuna göre sonuç doğurur; diğer mirasçıların ayrıca işlem yapıp yapmayacağı somut aile yapısına ve terekenin durumuna göre belirlenir.

En yakın mirasçıların tamamı mirası reddederse miras, kanundaki sıraya göre bir sonraki mirasçı grubuna geçebilir. Aynı derecedeki veya sonraki mirasçıların durumuna göre terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi de gündeme gelebilir (TMK md. 612). Bu nedenle bir kişinin ret başvurusu, ailedeki diğer mirasçılar açısından da yeni bir değerlendirme gerektirebilir.

Konu Temel bilgi
Ret hakkı olanlar Yasal ve atanmış mirasçılar (TMK md. 605)
Genel süre Üç ay (TMK md. 606)
Başvuru yeri Sulh hukuk mahkemesi (TMK md. 609)
Beyan şekli Sözlü veya yazılı; kayıtsız ve şartsız (TMK md. 609)
Sürenin geçirilmesi Mirasçı gibi davranma veya sürenin geçirilmesi ret hakkının kaybına yol açabilir (TMK md. 610)
Ret sonrası aileye etkisi Payın geçişi ve sonraki mirasçıların durumu gündeme gelebilir (TMK md. 611, 612)

Kurgusal örnek olay

Örneğin, Ayşe Hanım’ın babası vefat etmiş ve geride bir evin yanı sıra yüksek miktarda kredi borcu bırakmıştır. Ayşe Hanım, ölüm ve mirasçılık durumunu öğrendikten sonra terekenin borçlarını araştırır. Mirası kabul etmek istemiyorsa, üç aylık süre içinde sulh hukuk mahkemesine kayıtsız ve şartsız ret beyanı sunmalıdır (TMK md. 606, 609). Ayşe Hanım’ın çocukları varsa, ret işleminin onların mirasçılık durumuna etkisi ayrıca incelenir (TMK md. 611).

Başvuru öncesinde nelere dikkat edilmeli?

Öncelikle ölüm tarihi, mirasçılık belgesi, vasiyetname bulunup bulunmadığı ve borçlara ilişkin belgeler toplanmalıdır. Banka borçları, vergi borçları, icra dosyaları ve taşınmaz kayıtları hakkında mümkün olduğunca güncel bilgi edinilmesi yararlı olabilir. Birden fazla mirasçı varsa herkesin ret süresi ve aile içindeki pay geçişleri ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Mirasın reddi, malvarlığı ile borçların birlikte değerlendirilmesini gerektiren sonuç doğurabilir. Özellikle küçükler, kısıtlı kişiler, vasiyetnameyle atanmış mirasçılar veya hükmen ret iddiası bulunan dosyalarda hukuki belgelerin dikkatle incelenmesi gerekir. Hak kaybı ihtimali bulunan durumlarda bir avukata danışabilir; avukatlık ücretini karşılayamıyorsanız baronun Adli Yardım Bürosu hakkında bilgi alabilirsiniz.

Mirasın reddi için ne kadar süre vardır?
Kural olarak üç aylık süre vardır. Yasal mirasçılarda süre, ölümün ve mirasçı olunduğunun öğrenilmesiyle; atanmış mirasçılarda ilgili tasarrufun öğrenilmesiyle bağlantılı olarak başlar (TMK md. 606).
Mirasın reddi nereye yapılır?
Ret beyanı, miras bırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı olarak yapılır. Beyanın kayıtsız ve şartsız olması gerekir (TMK md. 609).
Mirasın yalnızca borçları reddedilebilir mi?
Mirasın yalnızca borçlarının reddedilmesi şeklinde seçici bir ret yapılamaz. Ret beyanının kayıtsız ve şartsız olması gerekir (TMK md. 609).
Bir mirasçı mirası reddederse çocukları mirasçı olur mu?
Ret yapan mirasçı, miras bırakanın ölümünden önce ölmüş gibi değerlendirilir. Bu nedenle altsoyun mirasçılık durumu doğabilir ve olayın aile yapısına göre ayrıca incelenmelidir (TMK md. 611).
Üç aylık süre geçirilirse ne olur?
Mirasçı, süresi içinde ret beyanında bulunmaz veya mirası kabul ettiğini gösteren davranışlarda bulunursa ret hakkını kaybedebilir (TMK md. 610).

Bu Yazıda Dayanılan Mevzuat

Editör ekibi

⚠️ Önemli

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.

İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.

Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.

Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.

Bu yazı faydalı oldu mu?

Hata bildir

Çerezler kullanıyoruz

Bu site, düzgün çalışması ve deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Ayrıntılar