İşçilik Alacaklarında Zamanaşımı Süreleri
Kısaca
Zamanaşımı nedir?
Zamanaşımı, bir alacağın belirli bir süre içinde talep edilmemesi hâlinde borçlunun bu süreyi ileri sürerek ödeme yapmaktan kaçınabilmesini ifade eder. Zamanaşımı alacağı kendiliğinden ortadan kaldırmaz; borçlu tarafından ileri sürülmesi gerekir. Mahkeme zamanaşımını kural olarak kendiliğinden dikkate almaz (TBK md. 161).
İşçilik alacaklarında süre hesabı yapılırken önce hangi alacağın talep edildiği belirlenir. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram-genel tatil ücreti aynı başlık altında değerlendirilmemelidir. Bu alacakların doğum ve talep edilebilirlik tarihleri farklı olabilir (4857 sayılı İş Kanunu Ek md. 3; 4857 sayılı İş Kanunu md. 32 ve 59).
İşçilik alacaklarında genel süre kaç yıldır?
Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve kanunda sayılan bazı işçilik tazminatları için zamanaşımı süresi beş yıldır (4857 sayılı İş Kanunu Ek md. 3). Kıdem tazminatının temel koşulları ve hangi hâllerde ödeneceği ise 1475 sayılı İş Kanunu md. 14 kapsamında düzenlenmiştir.
Ücret alacaklarında da zamanaşımı süresi beş yıldır (4857 sayılı İş Kanunu md. 32). Fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram-genel tatil çalışması karşılığı talep edilen bedeller, ücret alacağı niteliğinde ileri sürüldüğünde bu hükümle birlikte değerlendirilir (4857 sayılı İş Kanunu md. 32).
| Alacak türü | Genel zamanaşımı yaklaşımı | Dayanak |
|---|---|---|
| Kıdem tazminatı | Beş yıl; iş sözleşmesinin sona ermesiyle talep edilebilir hâle gelen alacak bakımından değerlendirilir. | 4857 sayılı İş Kanunu Ek md. 3; 1475 sayılı İş Kanunu md. 14 |
| İhbar tazminatı | Beş yıl; iş sözleşmesinin sona ermesiyle bağlantılı olarak değerlendirilir. | 4857 sayılı İş Kanunu Ek md. 3 |
| Yıllık izin ücreti | Beş yıl; iş sözleşmesinin sona ermesi üzerine ödenmesi gereken ücret bakımından değerlendirilir. | 4857 sayılı İş Kanunu md. 59; Ek md. 3 |
| Ücret ve ücret niteliğindeki alacaklar | Beş yıl; her alacağın muaccel olduğu tarih esas alınır. | 4857 sayılı İş Kanunu md. 32; TBK md. 149 |
Zamanaşımı ne zaman başlar?
Kıdem ve ihbar tazminatı bakımından başlangıç, çoğunlukla iş sözleşmesinin sona ermesiyle alacağın istenebilir hâle gelmesi üzerinden değerlendirilir (4857 sayılı İş Kanunu Ek md. 3; 1475 sayılı İş Kanunu md. 14). Fesih tarihi, işçinin istifa tarihi veya işverenin iş sözleşmesini sona erdirdiği tarih, somut olayda bu hesabın yapılabilmesi için önemlidir.
Kullanılmayan yıllık izin ücretinde de iş sözleşmesinin sona ermesi belirleyicidir. İş sözleşmesi devam ederken kullanılmayan izin günleri, kural olarak izin ücreti alacağına dönüşmüş sayılmaz; sözleşme sona erdiğinde kullanılmayan izin sürelerinin ücreti ödenir (4857 sayılı İş Kanunu md. 59). Bu alacak için beş yıllık süre, kanundaki özel düzenleme çerçevesinde uygulanır (4857 sayılı İş Kanunu Ek md. 3).
Aylık ücret veya fazla çalışma ücreti gibi dönemsel alacaklarda her ödeme dönemi ayrıca incelenir. Borcun ifa zamanı belirlenmişse zamanaşımı, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar (TBK md. 149). Bu nedenle iş sözleşmesi sona erdiğinde bütün ücret alacakları için tek bir başlangıç tarihi varmış gibi hesap yapmak hatalı olabilir.
Süreyi hesaplarken
Arabuluculuk zamanaşımını etkiler mi?
İşçi veya işveren alacağı ve tazminatı için dava açmadan önce arabulucuya başvurulması, kural olarak dava şartıdır. Dava şartı, mahkemenin uyuşmazlığı esastan inceleyebilmesi için yerine getirilmesi gereken ön koşuldur (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu md. 3).
Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlenmesine kadar geçen dönemde zamanaşımı işlemez. Bu nedenle başvuru tarihi ve son tutanak tarihi saklanmalıdır (6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu md. 18/A). Arabuluculuk görüşmeleri anlaşmayla sonuçlanmazsa, son tutanaktan sonra dava açılması gündeme gelebilir; dava açma ve süre hesabı somut dosyaya göre değerlendirilmelidir (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu md. 3; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu md. 18/A).
Dava açmak zamanaşımını keser mi?
Alacak için mahkemede dava açılması, icra takibine başvurulması veya borcun borçlu tarafından kabul edilmesi zamanaşımını kesen hâller arasında sayılır (TBK md. 154). Kesilme gerçekleştiğinde önceki sürenin hesabı korunmaz; yeni sürenin ne zaman başlayacağı, kesilme nedenine göre belirlenir (TBK md. 156).
Dava dilekçesinde hangi alacak kaleminin ve hangi dönemlerin talep edildiği açıkça gösterilmelidir. Örneğin yalnızca kıdem tazminatı için başlatılan bir sürecin, ayrıca talep edilmeyen tüm ücret kalemleri bakımından aynı sonucu doğuracağı varsayılmamalıdır. Talep kapsamı, dava ve arabuluculuk belgeleri birlikte incelenmelidir (TBK md. 154; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu md. 18/A).
Kurgusal örnek: Ücret ve kıdem alacağı
Örneğin, Ayşe Hanım’ın iş sözleşmesi sona ermiş ve kendisine kıdem tazminatı ile kullanılmayan yıllık izin ücretleri ödenmemiş olsun. Bu iki alacak bakımından iş sözleşmesinin sona erdiği tarih temel alınarak beş yıllık süre değerlendirilir (4857 sayılı İş Kanunu Ek md. 3; 4857 sayılı İş Kanunu md. 59; 1475 sayılı İş Kanunu md. 14). Ayşe Hanım’ın son iki aya ait ücretinin de ödenmediği varsayımında, bu ücretler için her ayın alacağının muaccel olduğu tarih ayrıca incelenir (4857 sayılı İş Kanunu md. 32; TBK md. 149).
Ayşe Hanım dava açmadan önce arabulucuya başvurursa, başvuru ile son tutanak arasındaki dönem zamanaşımı hesabında dikkate alınmaz (6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu md. 18/A). Anlaşma sağlanamazsa, son tutanak ve alacak hesaplarıyla birlikte hangi taleplerin dava konusu yapılacağı belirlenmelidir (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu md. 3). Bu örnek kurgusaldır; gerçek dosyalarda fesih biçimi, bordrolar, banka kayıtları, izin belgeleri ve arabuluculuk tarihleri ayrıca incelenir.
Belgeleri saklayın
Hangi adımlar izlenebilir?
Önce iş sözleşmesinin sona erme tarihi ve talep edilecek alacaklar listelenmelidir. Ardından ücret, fazla çalışma ve benzeri dönemsel alacakların hangi tarihlerde muaccel olduğu belirlenir (TBK md. 149). Kıdem, ihbar ve yıllık izin ücreti bakımından özel beş yıllık düzenleme kontrol edilir (4857 sayılı İş Kanunu Ek md. 3). Dava konusu yapılacak işçi veya işveren alacağı ve tazminatı için zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılması gerekir (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu md. 3).
Süreler dosyadaki tarihlere göre değişebildiğinden, özellikle fesih nedeni, kısmi ödeme, önceki dava, icra takibi veya borç ikrarı varsa bir avukata danışmanız yararlı olabilir. Avukatlık ücretini karşılayamıyorsanız, şartlarınız uygunsa baronun Adli Yardım Bürosuna başvurabilirsiniz.
Kıdem tazminatı için zamanaşımı süresi kaç yıldır?
Fazla mesai alacağı ne zaman zamanaşımına uğrar?
Yıllık izin ücreti işten ayrılmadan önce istenebilir mi?
Arabulucuya başvurmak zamanaşımını durdurur mu?
Mahkeme zamanaşımını kendiliğinden dikkate alır mı?
Bu Yazıda Dayanılan Mevzuat
Editör ekibi
⚠️ Önemli
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.
İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.
Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.
Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.