İptal ve Tam Yargı Davası Nedir, Nasıl Açılır?

6 dakika okuma Son güncelleme: 8 Ekim 2026

Kısaca

İptal davası, bir idari işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle ortadan kaldırılması için açılır. Tam yargı davasında ise idari işlem veya eylem nedeniyle doğan maddi ya da manevi zararın giderilmesi istenir. Genel dava açma süresi idari yargıda 60 gündür; ancak dava türüne, işlemin niteliğine ve özel kanunlara göre farklı süreler bulunabilir (İYUK md. 2, 7).

İptal ve tam yargı davası ne demektir?

İdare hukuku uyuşmazlıklarında dava, kamu gücü kullanan idarenin işlem ve eylemlerine karşı açılır. İptal davası, hukuka aykırı olduğu ileri sürülen bir idari işlemin ortadan kaldırılmasını amaçlar. Tam yargı davası ise idari işlem veya eylem nedeniyle kişisel bir hakkı doğrudan zarar gören kişinin maddi ve manevi zararının giderilmesini istemesine yarar (2577 sayılı İYUK md. 2).

İdari işlem; kamu makamlarının tek taraflı olarak tesis ettiği ruhsat, disiplin cezası, görevlendirme, kamulaştırma veya idari para cezası gibi kararları ifade edebilir. Her idari karar dava konusu olmaz. İşlemin kesin ve uygulanabilir olması, kişinin hukuken korunmaya değer bir menfaatini ya da hakkını etkilemesi ve dava açma süresinin geçirilmemiş olması gerekir (2577 sayılı İYUK md. 2, 7).

İptal davası hangi durumlarda açılır?

İptal davasında mahkemeden doğrudan para ödenmesi değil, idari işlemin hukuka uygunluk denetiminin yapılması istenir. İşlemin yetkili makam tarafından yapılmaması, usule aykırı olması, hukuka veya mevzuata aykırı bir sebebe dayanması, konusu bakımından hukuka aykırı olması ya da kamu yararı ve hizmet gerekleriyle bağdaşmayan bir amaç taşıması iddia edilebilir. Mahkeme, uyuşmazlığın özelliklerine göre işlemi hukuka uygun bulabilir veya iptal edebilir (2577 sayılı İYUK md. 2).

Dava açabilmek için davacının işlemle arasında hukuken korunmaya değer, güncel ve kişisel bir menfaat bağlantısı bulunmalıdır. Bu bağlantı, kişinin yalnızca genel olarak işlemden rahatsız olması anlamına gelmez. İşlemin kişinin durumunu, haklarını veya hukuki konumunu etkilediği gösterilmelidir (2577 sayılı İYUK md. 2).

Tam yargı davası ne zaman açılır?

Tam yargı davası, idari faaliyet nedeniyle uğranılan zararın giderilmesini hedefler. Örneğin idarenin hukuka aykırı bir işlemi nedeniyle gelir kaybı oluşması, kamu hizmetinin yürütülmesi sırasında bir kişinin zarar görmesi veya hukuka aykırı işlem yüzünden belirli bir masraf yapılması iddiası bu dava türünün konusu olabilir. Mahkemeden zararın niteliğine göre maddi veya manevi tazminat talep edilebilir; talebin dayanağı ve zarar ile idari faaliyet arasındaki bağlantı açıklanmalıdır (2577 sayılı İYUK md. 2).

Zarar doğuran bir idari işlem varsa kişi, koşullarına göre doğrudan tam yargı davası açabilir, iptal davasıyla birlikte tazminat isteyebilir veya önce iptal davası açıp daha sonra tam yargı talebinde bulunabilir. Bu seçeneklerin uygulanması, olayın niteliğine ve sürelere bağlıdır (2577 sayılı İYUK md. 12).

Dava açmadan önce idareye başvuru gerekir mi?

İptal davası bakımından her durumda zorunlu bir ön başvuru bulunmaz. Bununla birlikte kişi, kendisine bir hak sağlayabilecek idari işlemin yapılması için ilgili makama başvurabilir. İdare başvuruyu reddeder veya kanunda öngörülen süre içinde cevap vermezse, başvurunun konusu ve sessiz kalmanın sonuçları dikkate alınarak dava yolu değerlendirilebilir (2577 sayılı İYUK md. 10).

Mevcut bir idari işleme karşı, işlemi yapan makamın üst makamına veya işlemi yapan makama başvurarak işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi ya da yeni bir işlem yapılması istenebilir. Bu başvuru, dava açma süresi içinde yapılmalı ve başvurunun dava süresine etkisi ayrıca hesaplanmalıdır (2577 sayılı İYUK md. 11).

İdari eylem nedeniyle doğrudan zarar meydana gelmişse, tam yargı davasından önce ilgili idareye yazılı başvuru yapılması gerekir. Başvuruda zararın ve olayın açıklanması, mümkünse zararı gösteren belgelerin sunulması önemlidir. İdarenin açık veya zımni ret kararından sonra dava açma süresi işlemeye başlar (2577 sayılı İYUK md. 13).

Dava dilekçesinde neler bulunmalıdır?

Dilekçede davacının ve varsa vekilinin bilgileri, davalı idarenin adı, dava konusu işlem veya eylem, işlemin bildirim tarihi, olayların kronolojik açıklaması, hukuka aykırılık nedenleri, istenen sonuç ve deliller yer almalıdır. İptal davasında hangi işlemin iptali istendiği açıkça belirtilmelidir. Tam yargı davasında ise zarar kalemleri, talep edilen tazminat ve zararın nasıl oluştuğu anlaşılır biçimde yazılmalıdır (2577 sayılı İYUK md. 3).

Dilekçeye dava konusu işlemin örneği, tebliğ belgesi, idareye yapılan başvurular, ret cevapları, ödeme ve masraf belgeleri, sağlık veya gelir kaybını gösteren kayıtlar gibi ilgili belgeler eklenebilir. Mahkeme dilekçeyi ve eklerini inceler; görev, yetki, süre, kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem bulunup bulunmadığı gibi konularda eksiklik görürse kanunda öngörülen usulü uygular (2577 sayılı İYUK md. 3, 15).

Yürütmenin durdurulması istenebilir mi?

İptal davası açılması, dava konusu işlemin uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. İşlemin uygulanması telafisi güç veya imkânsız bir zarara yol açabilecekse ve işlem açıkça hukuka aykırı görünüyorsa, dilekçede yürütmenin durdurulması istenebilir. Mahkeme bu talebi dosyanın koşullarına göre değerlendirir; istemin gerekçeli olması ve zarar ihtimalinin somutlaştırılması gerekir (2577 sayılı İYUK md. 27).

Kurgusal örnek olay

Örneğin, Ayşe Hanım’a bir kamu kurumu tarafından işyeri ruhsatının iptal edildiği bildirilmiş olsun. Ayşe Hanım işlemin yetkisiz makamca yapıldığını ve kendisine yeterli inceleme yapılmadığını düşünüyorsa, işlemin iptali için idari yargıda dava açmayı değerlendirebilir. Ruhsat iptali nedeniyle işyerinin kapalı kaldığı dönemde belgelenebilir bir gelir kaybı oluşmuşsa, işlemin iptaliyle birlikte veya koşulları varsa ayrı bir tam yargı talebi de gündeme gelebilir. Bu örnek tamamen kurgusaldır; hangi davanın ve başvuru yolunun uygun olduğu işlem dosyası incelenerek belirlenir (2577 sayılı İYUK md. 2, 12).

İptal ve tam yargı davası arasındaki temel farklar

Konu İptal davası Tam yargı davası
Temel amaç Hukuka aykırı idari işlemin iptali İdari işlem veya eylem nedeniyle zararın giderilmesi
Talep İşlemin ortadan kaldırılması Maddi ve manevi tazminat veya zararın giderilmesi
Davacının bağlantısı İşlemle kişisel ve meşru menfaat bağlantısı Doğrudan zarar gören kişisel hak veya hukuki durum
Ön başvuru Her durumda zorunlu değildir İdari eylemden doğan zararlarda idareye ön başvuru gerekebilir

Dava açmadan önce işlemin türü, tebliğ tarihi, idareye yapılmış başvurular, doğan zararın niteliği ve görevli mahkeme birlikte incelenmelidir. Harç ve yargılama giderleri bakımından güncel uygulama resmî kaynaklardan kontrol edilmelidir. Hukuki durumunuz karmaşıksa bir avukata danışabilir; ücreti karşılayamıyorsanız baronun Adli Yardım Bürosu’na başvuru şartlarını öğrenebilirsiniz.

İptal davası ile tam yargı davası aynı anda açılabilir mi?
Olayın koşullarına göre aynı dilekçede iptal ve tazminat talepleri ileri sürülebilir. Zararın hangi işlem veya eylemden kaynaklandığı ve talepler arasındaki bağlantı açıkça gösterilmelidir (2577 sayılı İYUK md. 12).
İdareye başvuru yapmak her zaman zorunlu mudur?
İptal davası bakımından her durumda zorunlu değildir. Ancak idari eylem nedeniyle doğan zararlarda, tam yargı davasından önce idareye başvuru yapılması gerekebilir (2577 sayılı İYUK md. 10, 11, 13).
Dava açınca idari işlem kendiliğinden durur mu?
Hayır. Dava açılması işlemin uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Şartları varsa yürütmenin durdurulması talep edilebilir (2577 sayılı İYUK md. 27).
İdari dava açma süresi kaç gündür?
Genel kural olarak idari mahkemelerinde 60 gün, vergi mahkemelerinde 30 gündür. Özel kanunlarda farklı süreler bulunabileceği için somut işlemin bildirim tarihi ve dayandığı düzenleme incelenmelidir (2577 sayılı İYUK md. 7).
Tam yargı davasında hangi zararlar istenebilir?
İdari işlem veya eylemle bağlantısı kurulabilen maddi ve manevi zararlar talep konusu yapılabilir. Zararın gerçekleştiğini ve idari faaliyetle bağlantısını gösteren belgeler önemlidir (2577 sayılı İYUK md. 2, 12, 13).

Bu Yazıda Dayanılan Mevzuat

Editör ekibi

⚠️ Önemli

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.

İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.

Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.

Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.

Bu yazı faydalı oldu mu?

Hata bildir

Çerezler kullanıyoruz

Bu site, düzgün çalışması ve deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Ayrıntılar