İtirazın İptali Davası Nedir, Nasıl Açılır?

6 dakika okuma Son güncelleme: 9 Ekim 2026

Kısaca

İtirazın iptali davası, borçlunun ödeme emrine yaptığı itiraz nedeniyle duran icra takibinin devamını sağlamak için alacaklının açtığı davadır. Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurabilir (İİK md. 67). Mahkeme alacağı haklı bulursa itirazın iptaline ve şartları varsa icra inkâr tazminatına karar verebilir.

İtirazın iptali davası nedir?

İtirazın iptali davası, alacaklının başlattığı ilamsız icra takibinde borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi üzerine açılan bir hukuk davasıdır. Borçlunun süresinde ve geçerli biçimde yaptığı itiraz, icra takibinin devamını durdurur (İİK md. 62; İİK md. 66). Alacaklı, alacağının mevcut olduğunu ve borçlunun itirazının haksız olduğunu ileri sürerek mahkemeden itirazın iptalini isteyebilir (İİK md. 67).

Bu dava, yalnızca icra dosyasındaki işlemin devamını amaçlamaz. Mahkeme, uyuşmazlığın esasını da inceler. Alacaklı; sözleşme, fatura, teslim belgesi, banka kaydı, yazışma veya başka delillerle alacağını ispatlamaya çalışır. Dava dilekçesinde tarafların bilgileri, talep sonucu, olayların açıklaması ve deliller gösterilmelidir (HMK md. 119).

İcra takibine itiraz edilince ne olur?

İlamsız icra takibinde borçlu, ödeme emrine itiraz edebilir. Usulüne uygun itirazın icra müdürlüğüne bildirilmesiyle takip durur (İİK md. 62; İİK md. 66). Bu aşamadan sonra alacaklı, itirazı aşmadan haciz işlemlerine devam edemez; takipte ilerleyebilmek için kanunun öngördüğü başvuru yollarından birini kullanması gerekir (İİK md. 66; İİK md. 67; İİK md. 68).

Alacaklının kullanabileceği yol, elindeki belgelere ve takip türüne göre değişebilir. İtirazın iptali davasında alacağın varlığı genel dava kuralları çerçevesinde incelenir (İİK md. 67). Bazı belgeler bakımından icra mahkemesinden itirazın kaldırılması istenebilen ayrı bir yol da vardır (İİK md. 68). İtirazın iptali davası ile itirazın kaldırılması aynı başvuru değildir; başvurulacak yolun dosyadaki belge ve uyuşmazlığın niteliğine göre değerlendirilmesi gerekir.

Bir yıllık süre nasıl hesaplanır?

Kanundaki süre, itirazın alacaklıya tebliğiyle bağlantılıdır (İİK md. 67). Bu nedenle yalnızca icra dosyasının açıldığı tarihe veya borçlunun itiraz ettiği güne bakmak yeterli olmayabilir. Tebligatın ne zaman ve kime yapıldığı, sürenin değerlendirilmesinde önem taşır. Süre geçirilirse, bu maddeye dayalı itirazın iptali yolundan yararlanma konusunda sorun ortaya çıkabilir (İİK md. 67).

Örneğin, Ayşe Hanım’ın bir satış sözleşmesine dayalı alacağı için icra takibi başlattığını ve borçlu Mehmet Bey’in ödeme emrine itiraz ettiğini varsayalım. İtirazın Ayşe Hanım’a tebliğ edildiği tarih belirlenir. Ayşe Hanım, alacağının bulunduğunu belgeleyebiliyorsa, bu tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açmayı değerlendirebilir (İİK md. 67).

Dava açarken hangi konular önemlidir?

Davacı, öncelikle hangi icra dosyasına dayanıldığını ve borçlunun itirazının neden haksız olduğunu açıklamalıdır. Alacağın kaynağı, miktarı, vadesi, varsa yapılan ödemeler ve talep edilen diğer kalemler açıkça gösterilmelidir. Mahkemeden istenen sonuç da açık olmalıdır; örneğin itirazın iptali ve icra takibinin devamı talep edilebilir (İİK md. 67; HMK md. 119).

Alacaklı, iddiasını dayandırdığı vakıaları ispatlamakla yükümlüdür; ancak kanunda özel bir düzenleme bulunuyorsa ispat yükü farklı düzenlenebilir (HMK md. 190). Sözleşmeler, faturalar, teslim veya hizmet belgeleri, hesap hareketleri, yazışmalar ve tanık anlatımları uyuşmazlığın niteliğine göre delil olarak gündeme gelebilir. Hangi delilin yeterli olacağı, somut olayın özelliklerine göre belirlenir.

Konu Temel açıklama
İtirazın etkisi Usulüne uygun itiraz, icra takibinin devamını durdurur (İİK md. 66).
Dava açma süresi İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl (İİK md. 67).
İncelenen mesele Alacağın varlığı ve itirazın haklı olup olmadığı değerlendirilir (İİK md. 67).
Dilekçenin içeriği Taraf, olay, talep ve delil bilgilerinin gösterilmesi gerekir (HMK md. 119).
İspat İddiasını dayandırdığı vakıaları kural olarak iddia eden taraf ispatlar (HMK md. 190).

İcra inkâr tazminatı nedir?

İtirazın iptali davasında taraflardan biri, diğer tarafın haksız itirazı nedeniyle tazminat talep edebilir. Mahkeme, itirazın haksız olduğuna karar verirse ve tazminat talep edilmişse, kanunda belirtilen koşullar çerçevesinde icra inkâr tazminatına hükmedebilir (İİK md. 67). Kanun, bu tazminatın alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamayacağını düzenler (İİK md. 67).

Buradaki tazminat, yalnızca davanın açılmış olmasına bağlanan otomatik bir ödeme değildir. Mahkeme, tarafların iddia ve savunmalarını, alacağın durumunu ve itirazın haklı olup olmadığını değerlendirir (İİK md. 67). Bu nedenle hem alacaklının hem de borçlunun, dosyadaki belgeleri ve yaptığı işlemleri dikkatle sunması gerekir.

Borçlu davada ne yapabilir?

Borçlu, icra takibine neden itiraz ettiğini dava aşamasında açıklayabilir. Borcun hiç doğmadığını, ödendiğini, miktarın yanlış olduğunu, vadesinin gelmediğini veya alacağın dayanağının bulunmadığını ileri sürebilir. Bu savunmaların hangi delillere dayandığı gösterilmelidir (HMK md. 119; HMK md. 190).

Borçlu ayrıca, alacaklının itirazın iptali davasında haksız olduğunu düşünüyorsa ve şartları bulunduğunu değerlendiriyorsa tazminat talep edebilir (İİK md. 67). Mahkeme, davanın sonucuna ve tarafların taleplerine göre bu konuyu inceler. Sadece icra dosyasındaki itirazın kısa biçimde tekrarlanması yerine, itirazın sebeplerinin ve delillerinin açıkça ortaya konulması gerekir.

İtirazın iptali ile itirazın kaldırılması arasındaki fark

İtirazın iptali, alacaklının genel dava yoluyla alacağını ileri sürdüğü başvurudur (İİK md. 67). İtirazın kaldırılması ise belirli nitelikteki belgelere dayanılarak icra mahkemesinden istenebilen farklı bir yoldur (İİK md. 68). Bu iki başvurunun görevli merci, incelenen belgeler ve usul bakımından aynı olduğu söylenemez. Dosyadaki ödeme emri, itiraz ve alacak belgeleri birlikte değerlendirilmelidir.

Sık yapılan hatalar

En sık karşılaşılan hatalardan biri, bir yıllık sürenin icra takibinin açıldığı tarihten başladığının düşünülmesidir. Kanundaki düzenleme, itirazın alacaklıya tebliğ edilmesini esas alır (İİK md. 67). Bir başka hata, dava dilekçesinde alacağın kaynağının ve hesaplamasının açıkça gösterilmemesidir. Dilekçenin zorunlu unsurları ve talep sonucu konusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun düzenlemelerine uyulmalıdır (HMK md. 119).

Borçlu bakımından da itirazın sebeplerini belgesiz bırakmak risk yaratabilir. Ödeme yapıldıysa banka kaydı, makbuz veya başka ödeme belgesi; mal ya da hizmet teslim edilmediyse bunu gösteren kayıtlar dosyaya sunulmalıdır. İddia edilen vakıaların ispatı, kural olarak bu vakıalara dayanan tarafa aittir (HMK md. 190).

İtirazın iptali davası ne zaman açılır?
Alacaklı, borçlunun icra takibine yaptığı itirazın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurabilir (İİK md. 67).
Borçlunun itirazı icra takibini durdurur mu?
Usulüne uygun ve süresinde yapılan itiraz, icra takibinin devamını durdurur (İİK md. 62; İİK md. 66).
İtirazın iptali davasında hangi belgeler kullanılır?
Sözleşme, fatura, teslim veya hizmet belgesi, banka kaydı, yazışmalar ve uyuşmazlığı göstermeye elverişli diğer deliller sunulabilir. Delillerin uygunluğu ve yeterliliği somut olayda değerlendirilir (HMK md. 119; HMK md. 190).
İcra inkâr tazminatı her davada verilir mi?
Hayır. Tazminat için talep bulunması ve kanundaki şartların oluşması gerekir. Mahkeme, itirazın haksız olup olmadığını değerlendirir; şartları oluşursa kanundaki alt sınırı dikkate alır (İİK md. 67).
İtirazın iptali ile itirazın kaldırılması aynı mıdır?
Hayır. İtirazın iptali, alacaklının mahkemede açtığı davadır (İİK md. 67). İtirazın kaldırılması ise belirli belgelere dayanılarak icra mahkemesinden istenebilen farklı bir başvuru yoludur (İİK md. 68).

Bu Yazıda Dayanılan Mevzuat

Editör ekibi

⚠️ Önemli

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.

İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.

Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.

Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.

Bu yazı faydalı oldu mu?

Hata bildir

Çerezler kullanıyoruz

Bu site, düzgün çalışması ve deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Ayrıntılar