Dolandırıcılık Suçu Nedir? Şikâyet ve Ceza Süreci

6 dakika okuma Son güncelleme: 9 Ekim 2026

Kısaca

Dolandırıcılık suçu, aldatıcı davranışlarla bir kişinin zararına ve failin ya da başka bir kişinin yararına haksız menfaat sağlanmasıyla oluşur (TCK md. 157). Olayın kamu görevlisi, banka sistemi, bilişim sistemi veya ticari faaliyet kullanılarak işlenmesi nitelikli hâl olabilir (TCK md. 158). Mağdur, delilleriyle birlikte kolluğa veya Cumhuriyet Başsavcılığına başvurabilir (CMK md. 158).

Dolandırıcılık suçu nedir?

Dolandırıcılık, bir kişinin aldatıcı davranışlarla yanıltılması ve bu yolla mağdurun veya başka bir kişinin zararına, failin ya da başka bir kişinin yararına haksız menfaat sağlanmasıdır (TCK md. 157). Burada yalnızca bir borcun ödenmemesi veya sözün yerine getirilmemesi her zaman dolandırıcılık anlamına gelmez. Olayda, menfaat sağlandığı sırada aldatmaya yönelik davranış bulunup bulunmadığı ve bu davranışla zarar arasında bağlantı olup olmadığı değerlendirilir (TCK md. 157).

Suçun oluşup oluşmadığı belirlenirken olayın tamamı incelenir. Kullanılan mesajlar, banka kayıtları, sözleşmeler, ilanlar, kamera görüntüleri, tanık anlatımları ve dijital yazışmalar değerlendirmeye konu olabilir. Hangi delilin ne ölçüde değer taşıdığı, soruşturma ve kovuşturma sırasında somut olayın özelliklerine göre belirlenir (CMK md. 160; CMK md. 217).

Basit ve nitelikli dolandırıcılık arasındaki fark

Temel dolandırıcılık biçimi TCK md. 157'de düzenlenir. Bazı yöntemler ve mağdurun konumu nedeniyle suçun daha ağır değerlendirilmesi mümkündür. Kamu kurumlarının veya kamu tüzel kişilerinin araç olarak kullanılması, bilişim sistemlerinin ya da banka ve kredi kurumlarının kullanılması, kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka çalışanı gibi tanıtması ve bazı dini inançların araç edilmesi, nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilebilecek hâller arasındadır (TCK md. 158).

Nitelikli hâlin belirlenmesi, kullanılan aracın gerçekten aldatma sürecinde etkili olup olmadığına ve olayın kanundaki hâllerden birine uyup uymadığına bağlıdır (TCK md. 158). Örneğin yalnızca ödemenin internet üzerinden yapılması, tek başına her olayda nitelikli dolandırıcılık bulunduğu anlamına gelmez. Bilişim sisteminin suçun işlenmesinde nasıl kullanıldığı ayrıca incelenir (TCK md. 158).

Güveni kötüye kullanma ile farkı nedir?

Dolandırıcılıkta haksız menfaat, mağdurun aldatılmasıyla sağlanır (TCK md. 157). Güveni kötüye kullanmada ise mal veya eşya belirli bir amaçla ve güven ilişkisi içinde teslim edilmiş olabilir; daha sonra bu teslim amacına aykırı hareket edilmesi gündeme gelir (TCK md. 155). Bu iki suçun ayrımı, paranın veya malın nasıl verildiği, aldatmanın ne zaman gerçekleştiği ve taraflar arasındaki ilişkinin niteliği incelenerek yapılır (TCK md. 155; TCK md. 157).

Dolandırıcılık için hangi deliller önemlidir?

Mağdur, olayın başından itibaren elindeki belgeleri korumalıdır. Banka dekontları, hesap hareketleri, telefon numaraları, kullanıcı adları, internet sitesi adresleri, ilan görüntüleri, e-posta ve mesaj kayıtları, kargo belgeleri ve tanık bilgileri soruşturma makamlarına sunulabilir. Dijital içerikler üzerinde değişiklik yapılmaması ve mümkünse tarih, saat ve bağlantı bilgilerinin korunması delilin değerlendirilmesini kolaylaştırabilir (CMK md. 160; CMK md. 217).

Tek bir belge her zaman yeterli olmayabilir. Örneğin yalnızca bir ödeme dekontu, ödemenin neden yapıldığını tek başına açıklamayabilir. Ödeme öncesindeki yazışmalar, verilen vaatler, kullanılan kimlik veya şirket bilgileri ve sonrasındaki iletişim birlikte değerlendirilir (CMK md. 217). Delilin hukuka uygun şekilde elde edilmesi de önemlidir; hukuka aykırı elde edilen deliller mahkemece değerlendirilemez (CMK md. 206; CMK md. 217).

Dolandırıcılık şikâyeti nereye ve nasıl yapılır?

Mağdur, olayı kolluk makamlarına veya Cumhuriyet Başsavcılığına bildirebilir. Suça ilişkin ihbar veya şikâyet yazılı olarak yapılabileceği gibi tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak da yapılabilir (CMK md. 158). Başvuruda olayın tarihi, fail olduğu düşünülen kişinin bilgileri, kullanılan hesap veya telefon numaraları, ödenen miktar, zararın nasıl doğduğu ve mevcut deliller açıkça belirtilmelidir.

Cumhuriyet savcısı, bir suç işlendiği izlenimini veren hâli öğrenince gerçeği araştırmaya başlar ve hem şüphelinin lehine hem de aleyhine olan delilleri toplar (CMK md. 160). Bu nedenle mağdurun yalnızca kendi iddiasını değil, iddiasını destekleyen belgeleri de sunması gerekir. Başvuru sırasında belgelerin asılları korunmalı, mümkünse örnekleri teslim edilmelidir.

Ceza yargılamasında mağdurun hakları

Soruşturma sırasında mağdur, delillerin toplanmasını ve gerekli araştırmaların yapılmasını talep edebilir. Kendisine kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilirse kanunda öngörülen usule göre bu karara itiraz etme imkânı bulunabilir (CMK md. 172; CMK md. 173). Kararın içeriği ve tebliğ tarihi, izlenecek yolu etkileyebilir.

Kamu davası açılırsa mağdur, suçtan zarar gören sıfatıyla duruşmadan haberdar edilme, davaya katılma ve delillerini sunma gibi haklara sahip olabilir (CMK md. 234; CMK md. 237). Davaya katılma, mağdurun kovuşturmaya ilişkin bazı usul işlemlerinde taraf olarak yer almasını sağlayan bir kurumdur; katılma talebinin mahkemece kabul edilmesi gerekir (CMK md. 237).

Para geri alınabilir mi?

Ceza soruşturması veya davası, suçun ve failin belirlenmesine yöneliktir. Mağdurun parasının ya da malının geri alınması ise olayın özelliklerine ve yürütülen hukuki işlemlere bağlıdır. Ceza yargılamasında zarar gören kişi, şartları varsa maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yardımcı olacak delilleri sunabilir ve haklarını kullanabilir (CMK md. 234; CMK md. 237).

Failin zararı gidermesi, bazı durumlarda ceza sorumluluğunu veya uygulanacak sonucu etkileyebilir. Dolandırıcılık bakımından etkin pişmanlık hükümleri, zararın soruşturma veya kovuşturmanın hangi aşamasında ve ne ölçüde giderildiğine göre farklı sonuçlar doğurabilir (TCK md. 168). Ödeme yapılması, olayın baştan itibaren suç oluşturup oluşturmadığı konusunu tek başına ortadan kaldırmaz; tüm koşullar ayrıca incelenir (TCK md. 168).

Kurgusal örnek olay

Örneğin, Ayşe Hanım internet üzerindeki bir ilanda sıfır kilometre bir araç satıldığına inanır ve kendisini yetkili satıcı olarak tanıtan kişiye ödeme yapar. Araç teslim edilmez; ilandaki telefon kapatılır ve satıcının verdiği şirket bilgilerinin gerçeğe aykırı olduğu anlaşılır. Ayşe Hanım, ödeme dekontunu, ilan görüntülerini, yazışmaları ve telefon bilgilerini saklayarak kolluğa veya Cumhuriyet Başsavcılığına başvurabilir (CMK md. 158).

Bu örnekte, kişinin kendisini gerçek bir satıcı gibi tanıtması ve internet ortamındaki ilanı kullanması, olayın nitelikli dolandırıcılık yönünden incelenmesine neden olabilir; ancak kesin hukuki nitelendirme soruşturma delillerine göre yapılır (TCK md. 158). Ödeme yapılmadan önce baştan beri gerçek dışı vaat bulunup bulunmadığı da değerlendirilir (TCK md. 157).

Durum İlgili düzenleme Temel açıklama
Temel dolandırıcılık TCK md. 157 Aldatıcı davranışlarla haksız menfaat sağlanması
Nitelikli dolandırıcılık TCK md. 158 Kanunda sayılan özel araç veya yöntemlerin kullanılması
Hukuki ilişkiye dayalı dolandırıcılık TCK md. 159 Hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenen özel hâl
Etkin pişmanlık TCK md. 168 Zararın giderilmesinin, aşamaya ve koşullara göre sonuç doğurabilmesi
İhbar veya şikâyet CMK md. 158 Kolluk veya Cumhuriyet Başsavcılığına başvuru yapılabilmesi
Dolandırıcılık şikâyeti nereye yapılır?
Şikâyet kolluk makamlarına veya Cumhuriyet Başsavcılığına yapılabilir. Başvuru yazılı olabilir ya da sözlü anlatım tutanağa geçirilebilir (CMK md. 158).
İnternetten yapılan dolandırıcılık nitelikli suç mudur?
Her internet olayı otomatik olarak nitelikli dolandırıcılık sayılmaz. Bilişim sisteminin suçta nasıl ve ne ölçüde kullanıldığı, olayın kanunda sayılan hâllerden birine uyup uymadığına göre değerlendirilir (TCK md. 158).
Sadece para gönderilmiş olması dolandırıcılığı kanıtlar mı?
Tek başına ödeme dekontu genellikle olayın bütününü açıklamaz. Aldatıcı davranış, haksız menfaat, zarar ve bunlar arasındaki bağlantı birlikte değerlendirilir (TCK md. 157; CMK md. 217).
Zarar ödenirse ceza davası kapanır mı?
Zararın giderilmesi her olayda davayı kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ödeme, koşulları ve zamanına göre etkin pişmanlık bakımından sonuç doğurabilir (TCK md. 168).
Mağdur ceza davasına katılabilir mi?
Suçtan zarar gören kişi, kanundaki şartlar bulunduğunda davaya katılma talebinde bulunabilir. Katılma talebi mahkeme tarafından değerlendirilir (CMK md. 237).

Bu Yazıda Dayanılan Mevzuat

Editör ekibi

⚠️ Önemli

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.

İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.

Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.

Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.

Bu yazı faydalı oldu mu?

Hata bildir

Çerezler kullanıyoruz

Bu site, düzgün çalışması ve deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Ayrıntılar