Nafaka Türleri Nelerdir? Şartları ve Farkları

7 dakika okuma Son güncelleme: 8 Ekim 2026

Kısaca

Türkiye’de başlıca dört nafaka türü vardır: Boşanma veya ayrılık davası sürerken hükmedilebilen tedbir nafakası, boşanma sonrasında yoksulluğa düşecek eş için yoksulluk nafakası, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katkı amacıyla ödenen iştirak nafakası ve muhtaç durumdaki yakınlar için istenebilen yardım nafakasıdır. Her türün şartları ve sona erme nedenleri farklıdır.

Nafaka nedir?

Nafaka, belirli bir kişinin geçimini veya bakım giderlerini karşılamaya yönelik düzenli ya da toplu bir maddi katkıdır. Aile hukukunda nafaka, yalnızca boşanma sonrasında gündeme gelmez. Dava devam ederken eş veya çocuk için geçici destek sağlanabilir; boşanma sonrasında yoksulluğa düşecek eş korunabilir; çocukların bakım ve eğitim giderlerine katkı istenebilir. Muhtaç durumda bulunan bazı yakınlar için de yardım nafakası söz konusu olabilir. Bu kurumların dayanakları Türk Medeni Kanunu’nda farklı maddelerde düzenlenmiştir. (TMK md. 169, 175, 182, 364)

Nafaka türleri nelerdir?

Nafaka türü Temel amacı Ne zaman gündeme gelir?
Tedbir nafakası Dava süresince geçici geçim desteği sağlamak Boşanma veya ayrılık davası devam ederken
Yoksulluk nafakası Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşin geçimine katkı sağlamak Boşanma kararından sonra veya boşanma talebiyle bağlantılı olarak
İştirak nafakası Çocuğun bakım, eğitim ve diğer giderlerine katkı sağlamak Boşanma veya ayrılık sonrasında çocuğun giderleri için
Yardım nafakası Muhtaç durumdaki yakın akrabanın geçimine katkı sağlamak Boşanmadan bağımsız olarak, kanundaki yakınlar arasında

Tedbir nafakası

Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası devam ederken eşlerin ve çocukların geçimine ilişkin geçici bir koruma sağlar. Hâkim, dava süresince eşlerin barınması, geçimi, malların yönetimi ve çocukların bakımına ilişkin gerekli geçici önlemleri alabilir. Bu kapsamda, ekonomik olarak desteğe ihtiyaç duyan eş veya çocuk lehine nafaka kararı verilebilir. (TMK md. 169)

Tedbir nafakası, adından da anlaşılacağı gibi nihai ve değişmez bir çözüm değildir. Dava devam ederken uygulanır ve boşanma ya da ayrılık kararının içeriğine göre sonrasında yoksulluk veya iştirak nafakası gündeme gelebilir. Tedbir nafakasının miktarı belirlenirken tarafların ekonomik koşulları ve somut ihtiyaçlar değerlendirilir. Bu nedenle herkes için geçerli sabit bir tutardan söz edilemez. (TMK md. 169)

Yoksulluk nafakası

Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşin, diğer eşten mali gücü oranında isteyebileceği katkıdır. Talepte bulunan eşin kusurunun, diğer eşin kusurundan daha ağır olmaması gerekir. Buradaki yoksulluk değerlendirmesi, kişinin temel yaşam giderlerini karşılayıp karşılayamadığı ve boşanmanın ekonomik sonuçları gibi somut koşullar dikkate alınarak yapılır. (TMK md. 175)

Yoksulluk nafakası kendiliğinden bağlanmaz; talep edilmesi gerekir. Nafaka isteyen kişinin geliri bulunması tek başına talebin mutlaka reddedileceği anlamına gelmez. Mahkeme, tarafların gelirlerini, mal varlıklarını, çalışma durumlarını ve geçim koşullarını birlikte değerlendirir. Nafaka yükümlüsünün ödeme gücü de kararın kapsamını etkiler. (TMK md. 175)

Yoksulluk nafakası, belirli şartlarda artırılabilir, azaltılabilir veya kaldırılabilir. Tarafların mali durumlarının değişmesi, hakkaniyetin gerektirdiği durumlar veya nafaka alacaklısının evlilik benzeri bir yaşam sürmesi gibi olaylar nafakanın geleceğini etkileyebilir. Kanun, nafakanın bazı durumlarda kendiliğinden sona ermesini, bazı durumlarda ise mahkeme kararıyla kaldırılmasını öngörür. (TMK md. 176)

İştirak nafakası

İştirak nafakası, velayet kendisine verilmeyen ebeveynin çocuğun bakım ve giderlerine katılmasıdır. Velayet, çocuğun bakım ve eğitimiyle ilgili kararları alma yetkisini ifade eder. Boşanma veya ayrılık kararında hâkim, çocuğun ihtiyaçlarını ve anne-babanın hayat koşulları ile ödeme güçlerini dikkate alarak her ebeveynin katkısını düzenler. (TMK md. 182)

İştirak nafakası yalnızca günlük yiyecek giderlerinden ibaret değildir. Çocuğun barınma, eğitim, sağlık, ulaşım ve yaşına uygun diğer zorunlu giderleri değerlendirmeye alınabilir. Ancak hangi giderlerin ve ne ölçüde karşılanacağı, çocuğun somut ihtiyaçları ile ebeveynlerin ekonomik durumlarına göre belirlenir. Çocuğun ihtiyaçları veya tarafların mali koşulları değişirse nafaka miktarının yeniden değerlendirilmesi istenebilir. (TMK md. 182, 183)

Çocuğun velayetinin bir ebeveynde bulunması, diğer ebeveynin bakım giderlerine katılma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. İştirak nafakası çocuğun hakkıyla bağlantılıdır; ödeme, velayet sahibi ebeveynin kişisel geliri gibi değerlendirilmemelidir. Nafakanın kullanılması çocuğun bakım ve gelişim ihtiyaçlarıyla ilişkilidir. (TMK md. 182)

Yardım nafakası

Yardım nafakası, yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek durumdaki bazı yakınların geçimini sağlamak amacıyla istenebilir. Kanun, bu yükümlülüğü altsoy, üstsoy ve belirli şartlarla kardeşler arasında düzenler. Altsoy çocuklar ve torunlar gibi aşağı doğru hısımları; üstsoy ise anne, baba, büyükanne ve büyükbaba gibi yukarı doğru hısımları ifade eder. Kardeşler bakımından ayrıca refah içinde bulunma şartı aranır. (TMK md. 364)

Yardım nafakası boşanma şartına bağlı değildir. Örneğin yaşlı bir anne veya baba, temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor ve yardım edecek ekonomik güce sahip bir çocuğu bulunuyorsa kanundaki şartlar çerçevesinde nafaka talep edebilir. Bunun tersi yönde, muhtaç hâle gelen bir altsoy için de şartları varsa yardım nafakası istenebilir. Mahkeme, hem muhtaç kişinin gereksinimini hem de nafaka ödemesi istenen kişinin ödeme gücünü değerlendirir. (TMK md. 364)

Nafaka miktarı nasıl belirlenir?

Kanunda bütün kişiler için geçerli tek bir nafaka miktarı bulunmaz. Mahkeme, nafaka türüne göre ihtiyaçları, tarafların gelir ve mal varlığı durumlarını, çalışma imkânlarını, bakmakla yükümlü olunan kişileri ve ödeme gücünü değerlendirir. Çocuk bakımından ayrıca yaş, eğitim, sağlık ve günlük yaşam giderleri dikkate alınır. Yoksulluk nafakasında ise boşanmanın kişinin geçimi üzerindeki etkisi ve diğer eşin mali gücü önem taşır. (TMK md. 169, 175, 182, 364)

Nafaka kararının değişen koşullara uyarlanması mümkündür. Örneğin nafaka alacaklısının düzenli gelir elde etmeye başlaması, nafaka yükümlüsünün ödeme gücünün ciddi biçimde değişmesi veya çocuğun giderlerinin artması yeni bir değerlendirmeyi gerektirebilir. Değişiklik talebinde, iddianın dayanağını gösteren gelir, gider ve ihtiyaç belgelerinin sunulması yararlı olur. (TMK md. 176, 183)

Kurgusal örnek olay

Örneğin, Ayşe Hanım ile Mehmet Bey’in boşanma davası devam ederken Ayşe Hanım’ın geliri bulunmuyor ve çocuğun günlük giderlerini büyük ölçüde kendisi karşılıyor olsun. Mahkeme, dava süresince geçici destek için tedbir nafakasını değerlendirebilir. Boşanma sonrasında Ayşe Hanım geçimini sağlayamayacak durumda kalırsa şartları varsa yoksulluk nafakası; çocuğun giderleri için ise iştirak nafakası gündeme gelebilir. Bu üç değerlendirme birbirinden farklı hukuki temellere dayanır. (TMK md. 169, 175, 182)

Nafaka ödenmezse ne yapılabilir?

Mahkeme kararında belirlenen nafakanın ödenmemesi, alacaklı bakımından icra takibi gibi hukuki yolların gündeme gelmesine neden olabilir. İzlenecek yol; kararın kesinleşme durumu, ödeme dönemleri, daha önce yapılmış ödemeler ve takipte istenen alacak kalemlerine göre değişebilir. Bu nedenle yalnızca sözlü anlaşmaya güvenmek yerine ödeme kayıtlarının ve mahkeme kararının korunması gerekir. Somut takip işlemleri için İcra ve İflas Kanunu hükümleri ile dosyanın özellikleri birlikte incelenmelidir. (İİK md. 344)

Nafaka türleri kaç tanedir?
Aile hukukunda en sık karşılaşılan nafaka türleri tedbir nafakası, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakasıdır. Boşanmadan bağımsız olarak muhtaç yakınlar için yardım nafakası da istenebilir. Dayanakları sırasıyla TMK md. 169, 175, 182 ve 364’te düzenlenmiştir.
Çalışan eş yoksulluk nafakası alabilir mi?
Çalışmak tek başına yoksulluk nafakası talebini kesin olarak ortadan kaldırmaz. Mahkeme, kişinin gelirini, zorunlu giderlerini, yaşam koşullarını ve boşanma nedeniyle yoksulluğa düşüp düşmeyeceğini değerlendirir. Yoksulluk nafakasının şartları TMK md. 175’te düzenlenmiştir.
İştirak nafakasını kim öder?
Çocuğun bakım ve giderlerine, velayet kendisine verilmeyen ebeveyn de mali gücü oranında katılır. Miktar belirlenirken çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınır. Dayanak TMK md. 182’dir.
Yardım nafakası kimlerden istenebilir?
Yardım nafakası, yardım edilmediğinde yoksulluğa düşecek kişiler tarafından kanunda sayılan altsoy, üstsoy ve şartları varsa kardeşlerden istenebilir. Kardeşler yönünden nafaka istenen kişinin refah içinde bulunması şartı da değerlendirilir. Dayanak TMK md. 364’tür.
Nafaka miktarı sonradan değiştirilebilir mi?
Tarafların mali durumları, ihtiyaçları veya çocuğun giderleri değişirse nafaka miktarının yeniden değerlendirilmesi istenebilir. Yoksulluk nafakasında değişiklik ve sona erme hâlleri TMK md. 176’da; çocukla ilgili düzenlemelerin değişen koşullara uyarlanması ise TMK md. 183’te ele alınır.

Bu Yazıda Dayanılan Mevzuat

Editör ekibi

⚠️ Önemli

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.

İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.

Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.

Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.

Bu yazı faydalı oldu mu?

Hata bildir

Çerezler kullanıyoruz

Bu site, düzgün çalışması ve deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Ayrıntılar