Çekişmeli Boşanma Davası: Süreç ve Haklar

6 dakika okuma Son güncelleme: 8 Ekim 2026

Kısaca

Çekişmeli boşanma davası, eşlerden birinin boşanmayı veya boşanmanın sonuçlarını kabul etmemesi hâlinde açılır. Dava dilekçesinde boşanma sebebi, olaylar, talepler ve deliller açıklanır. Mahkeme; kusur, çocukların durumu, nafaka, tazminat ve diğer sonuçları değerlendirir. Geçici önlemler dava sürerken de istenebilir.

Çekişmeli boşanma nedir?

Çekişmeli boşanma, eşlerin boşanmanın kendisi veya boşanmanın sonuçları üzerinde anlaşamadığı dava türüdür. Örneğin eşlerden biri boşanmak istemeyebilir; taraflar velayet, nafaka, maddi veya manevi tazminat ya da malvarlığına ilişkin taleplerde uyuşamayabilir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma, Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen temel dava sebeplerinden biridir (TMK md. 166).

Çekişmeli davada mahkeme, tarafların sunduğu iddia ve delilleri değerlendirir. Hangi olayların evlilik birliğini çekilmez hâle getirdiği, bu olaylarda eşlerin kusur durumları ve varsa çocukların yararı incelenir. Boşanma talebinin kabulü için kanunda düzenlenen bir boşanma sebebinin ortaya konulması gerekir (TMK md. 161-166).

Hangi sebeplerle çekişmeli boşanma davası açılabilir?

Kanunda özel boşanma sebepleri ve genel boşanma sebebi bulunur. Zina, özel boşanma sebeplerinden biridir (TMK md. 161). Eşin diğer eşin hayatına kastetmesi, kötü davranması veya onur kırıcı davranışlarda bulunması da özel boşanma sebebi olabilir (TMK md. 162). Küçük düşürücü bir suç işleme veya haysiyetsiz hayat sürme sebebiyle ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelmesi hâlinde dava açılabilir (TMK md. 163).

Eşlerden birinin ortak konuttan ayrılması ve evlilik yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla dönmemesi, terk sebebine dayalı boşanma davasının konusu olabilir (TMK md. 164). Eşin akıl hastalığı nedeniyle ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelmesi ve hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla belirlenmesi hâlinde de boşanma istenebilir (TMK md. 165).

Evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri beklenemeyecek ölçüde temelinden sarsılması, uygulamada en sık başvurulan genel boşanma sebebidir (TMK md. 166). Bu sebebe dayanırken yalnızca “anlaşamıyoruz” demek yerine, evlilik birliğini sarsan somut olayların açıklanması gerekir.

Dava dilekçesinde neler bulunmalıdır?

Dava dilekçesinde tarafların kimlik ve adres bilgileri, boşanma sebebi, bu sebebi oluşturan olaylar, talepler ve deliller açıkça gösterilmelidir. Mahkemeden hangi kararların istendiği de belirtilmelidir. Dilekçenin zorunlu unsurları hukuk yargılamasında dava dilekçesine ilişkin kurallara tabidir (HMK md. 119).

Olaylar mümkün olduğunca tarih, yer ve kişi bilgileriyle anlatılmalıdır. Örneğin hakaret edildiği ileri sürülüyorsa bunun ne zaman, nerede ve kimlerin yanında gerçekleştiği açıklanabilir. Her iddianın ispatı için hangi delile dayanıldığı belirtilmelidir. Taraflar, dayandıkları vakıaları ve bunlarla ilgili delilleri somutlaştırmakla yükümlüdür (HMK md. 194).

Hangi deliller kullanılabilir?

Boşanma davasında delil olarak yazılı belgeler, mesaj kayıtları, fotoğraflar, banka kayıtları, sağlık belgeleri, kolluk tutanakları ve tanık anlatımları gündeme gelebilir. Hangi delilin hukuka uygun biçimde elde edildiği önemlidir. Hukuka aykırı elde edilen deliller mahkeme tarafından dikkate alınmayabilir (HMK md. 189).

Bir iddianın ispat yükü, kural olarak o iddiadan kendi lehine sonuç çıkaran tarafa aittir (HMK md. 190). Tanıkların yalnızca taraflardan birinin duyduğu genel değerlendirmeleri değil, bizzat gördükleri veya duydukları somut olayları anlatabilmesi delilin değerlendirilmesi bakımından yararlı olabilir.

Dava devam ederken hangi geçici kararlar alınabilir?

Dava sürerken eşlerin barınması, geçimi, çocukların bakımı ve malların yönetimi gibi konularda geçici önlemler alınabilir. Mahkeme, dava süresince gerekli geçici önlemleri kendiliğinden veya talep üzerine değerlendirebilir (TMK md. 169). Bu nedenle dilekçede geçici nafaka, çocukların geçici velayeti veya kişisel ilişki düzenlemesi gibi talepler açıkça yazılabilir.

Çocuğun velayeti bakımından temel ölçüt çocuğun yararıdır. Mahkeme, boşanma veya ayrılık kararıyla birlikte çocukların velayetinin kime bırakılacağını ve diğer eşle kişisel ilişkinin nasıl kurulacağını düzenler (TMK md. 182). Çocuğun yaşı, bakım ihtiyaçları, eğitim durumu ve ebeveynlerin yaşam koşulları somut olay içinde değerlendirilir.

Nafaka ve tazminat istenebilir mi?

Boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen ve kusursuz ya da daha az kusurlu olan eş, kusurlu eşten maddi tazminat isteyebilir. Kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş için manevi tazminat da gündeme gelebilir (TMK md. 174). Tazminat talebinin miktarı ve kabul edilip edilmeyeceği; olayların niteliği, kusur durumu ve zarar değerlendirilerek kararlaştırılır.

Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eş, kusuru daha ağır olmamak şartıyla diğer eşten süresiz olarak nafaka isteyebilir. Bu nafakaya yoksulluk nafakası denir (TMK md. 175). Çocukların bakım ve eğitim giderlerine katılma yükümlülüğü ise velayet kendisine bırakılmayan eş bakımından iştirak nafakası şeklinde düzenlenebilir (TMK md. 182).

Yetkili mahkeme ve dava açma yeri

Boşanma davasında eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi veya eşlerin dava açılmasından önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkili olabilir (TMK md. 168). Yerleşim yeri, birlikte yaşanan son adres ve dava tarihleri doğru belirlenmelidir.

Dava açmadan önce taleplerinizi boşanma, velayet, nafaka, tazminat ve kişisel ilişki başlıklarıyla ayırmanız yararlı olur. Mal paylaşımı veya ziynet eşyası gibi başka taleplerin boşanma davasıyla birlikte ileri sürülüp sürülemeyeceği, talebin hukuki niteliğine ve somut olayın özelliklerine göre değişebilir.

Kurgusal örnek olay

Örneğin, Ayşe Hanım ve Mehmet Bey’in evliliklerinde uzun süredir hakaret, ekonomik baskı ve ayrı yaşama sorunları bulunduğunu varsayalım. Ayşe Hanım boşanma, çocuk için iştirak nafakası, kendisi için yoksulluk nafakası ve uygun şartlar varsa maddi-manevi tazminat talep etmek istiyor. Bu durumda dilekçede olayların tarih sırasıyla anlatılması, tanıkların hangi olayı bildiğinin açıklanması ve geçici velayet ile dava süresince nafaka taleplerinin ayrıca belirtilmesi gerekir. Bu örnek tamamen kurgusaldır.

Çekişmeli ve anlaşmalı boşanma arasındaki fark

Anlaşmalı boşanmada evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin boşanma ve sonuçları üzerinde anlaşması ve hâkimin tarafları bizzat dinleyerek anlaşmayı uygun bulması gerekir (TMK md. 166). Bu şartlar sağlanmıyorsa veya taraflardan biri boşanma protokolünü kabul etmiyorsa dava çekişmeli şekilde ilerleyebilir.

Konu Çekişmeli boşanmada dikkat edilecek nokta
Boşanma sebebi Kanunda düzenlenen sebep ve somut olaylar açıklanmalıdır (TMK md. 161-166).
Deliller Deliller hukuka uygun olmalı ve hangi olayı ispatladığı belirtilmelidir (HMK md. 189, 194).
Geçici önlemler Dava devam ederken nafaka, barınma, çocuklar ve mal yönetimi için talepte bulunulabilir (TMK md. 169).
Velayet Çocuğun yararı ve kişisel ilişki düzenlemesi dikkate alınır (TMK md. 182).
Tazminat ve nafaka Kusur, zarar, yoksulluk ve tarafların ekonomik durumları değerlendirilir (TMK md. 174-175).
Çekişmeli boşanma davasını tek eş açabilir mi?
Evet. Eşlerden biri, kanunda düzenlenen boşanma sebeplerinden birine dayanarak tek başına dava açabilir. Diğer eşin boşanmayı kabul etmemesi davanın çekişmeli ilerlemesine yol açabilir (TMK md. 161-166).
Boşanma davasında tanık göstermek zorunlu mudur?
Tanık göstermek her durumda zorunlu değildir. Ancak ileri sürülen olayların ispatı bakımından tanık anlatımı kullanılabilir. Tanıkların somut olayları bilmeleri ve delillerin hukuka uygun olması gerekir (HMK md. 189, 190, 194).
Dava devam ederken nafaka istenebilir mi?
Evet. Dava sürerken eşlerin geçimi ve çocukların bakımı için geçici önlemler alınabilir. Boşanma sonrasında yoksulluk nafakası ve çocuk için iştirak nafakası da şartları varsa gündeme gelebilir (TMK md. 169, 175, 182).
Velayet hangi eşe verilir?
Velayet düzenlenirken çocuğun yararı esas alınır. Mahkeme, çocuğun velayetini bir eşe bırakırken diğer eşle kişisel ilişkinin nasıl kurulacağını da düzenler (TMK md. 182).
Zina sebebine dayalı boşanmada süre var mı?
Zina sebebine dayalı dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde olayın gerçekleşmesinden başlayarak beş yıl geçmesiyle düşer (TMK md. 161).

Bu Yazıda Dayanılan Mevzuat

Editör ekibi

⚠️ Önemli

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya hukuki görüş niteliği taşımaz ve herhangi bir avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz.

İçerik, yayın ve son güncelleme tarihindeki mevzuata göre hazırlanmıştır; mevzuat ve yargı kararları zamanla değişebilir. Bu bilgilere dayanılarak yapılan işlem ve verilen kararlardan Dava Rehberi sorumlu değildir.

Kendi durumunuza ilişkin karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir. Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız bulunduğunuz yerdeki baronun Adli Yardım Bürosu'na başvurabilirsiniz.

Sitemizle ilgili iletişim bilgilerine İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.

Bu yazı faydalı oldu mu?

Hata bildir

Çerezler kullanıyoruz

Bu site, düzgün çalışması ve deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Ayrıntılar